Connect with us

Geleneksel Tıp: Yeniden Keşfedilen Eski Bir Hazine

Featured

Geleneksel Tıp: Yeniden Keşfedilen Eski Bir Hazine

Kanıta Dayalı Geleneksel Tıp – Yazı Dizisi 3

Geleneksel Tıbbın Günümüzdeki Araştırmaları:
Yakın zamanda humoral teoriyle ilgili yeni tıp yaklaşımları ve araştırmalar ortaya çıkmaya başladı. Bu araştırmalar arasında Kupa Terapisi, Sülük Tedavisi ve Fitoterapi (Bitkilerle Tedavi)’yi saymak mümkündür.

Bugün sağlık pr250x250ofesyonellerinin de ilgi duymaya başladığı Kupa Terapisi, birçok çağdaş araştırmaya konu olmuştur. Güvenilir tıp dergilerinde ve batı üniversitesinde çeşitli hastalıklar için uygulanmakta, olumlu etkileri tespit edilmektedir. Kupa Terapisi kadim tıpta kan hıltını dengelemek için kullanılırdı.

Sülük tedavisi ise çağdaş tıp tarafından başvurulan bir yöntemdir. Mikrocerrahide, kan sulandırıcı veya tıkanıklık açıcı olarak kullanılan ve sayısız araştırmaya konu olmuş bir geleneksel tıp yöntemidir.

Bu alanda oluşan merak bireysel ve bazı kurumsal çabalarla araştırılmaktadır. Bu araştırma metotlarının standart hale gelebilmesi, uygulamaların genel sağlık hizmetlerine dahil edilmesi ve dünyanın her yerinde işleyiş gösterebilmesi için ortak bilinç oluşturulması gerekir.

Geleneksel Tıpta Tedavi:

Geleneksel Tıp’ta her müdahale vücuda yabancıdır. Dolayısıyla müdahaleler vücuda yeni görevler yüklemez; mevcut işleyişin düzenlenmesine yardımcı olur. Temelde ise vücudunun öz iyileşme gücünün arttırılması hedeflenir. Böylelikle bağışıklık sistemi kuvvetlenir ve hastalıkla mücadele etme gücü artar. Bu uygulamalar esnasında doğal malzemelerin kullanımı önem taşır: GDO’suz, sentetik katkı içermeyen ürünlerin tercih edilmesine önem gösterilir.

Geleneksel Tıp tedavilerinde birinci kural, günümüz Hipokrat yemininde de geçen ‘Önce Zarar Verme’ ilkesidir. Buna göre öncelikle zarar verenler engellenir, sonra zarar vermeyecek müdahaleler veya ilaçlar seçilir. Geleneksel Tıp Hekimleri bu konuda azami ölçüde tedbirli davranırlar.

Geleneksel Tıpta Teşhis ve Muayene

Geleneksel Tıp hekiminin teşhisi doğrudan gözlem, inceleme ve hastayı dinlemeye bağlıdır. ‘Muayene’ kelimesi; aslen gözlemleme anlamına gelir ve doğrudan gözle yapılır. Muayene kelimesi Geleneksel Tıbbın hasta teşhis yönteminden günümüze kalan bir kelimedir. Muayene esnasında sadece hekim ve hasta vardır. Bilgiler doğrudan toplanır. Bunun dışındaki her veri muayeneye yardımcı olacak niteliktedir; esas teşkil etmezler.

Geleneksel hekimin muayenelerine süre bakımından günümüz muayenelerinden oldukça uzundur. Hasta üzerinde vakit harcanır, her türlü gözlem bilgisi kaydedilerek geniş bir anamnez (hasta hikâyesi) alınır. Cilt rengi, saç yapısı, boy, vücut yapısı, tırnaklarının, dil ve diş etlerinin durumu, nabız teşhisi gibi veriler ve hastanın alışkanlıkları, yaşam tarzı yeme- içmesi, giyimi, mesleği, yaşı, cinsiyeti, doğduğu ve yaşadığı coğrafya göz önüne alınır. Buna niteliksel gözlem denir.

Görüntüleme cihazları ve ölçüm aletleriyle yapılan gözlemler ise ikinci derecede önemlidir. Niceliksel gözlem olarak adlandırılır. Niceliksel gözlemde hata oranının daha yüksek olduğu kabul edilir. [i]

Geleneksel Tıp hekimlerinin teşhis yöntemleri halk tarafından da yaygın şekilde bilinirdi. Avuç içi ve tırnaklardan sağlık, yetenek ve yatkınlıklar tespit edilebilirdi. Örneğin hala kültürümüzde yeri olan genç kızların kına gecelerinde avuç içlerine ve tırnaklara yakılan kına bu özelliklerin anlaşılmasını engellemek içindir. Ancak günümüzde bu uygulama bir gelenek olarak devam etmektedir.

Geleneksel Tıp Tedavi Yöntemleri

Dünyada geleneksel tıp deyince akla gelen akupunktur veya bitkisel tedavilerdir. Ancak bunlar dışında onlarca yöntemden bahsetmek mümkündür. Birçok yöntem günümüzde de kullanılmaktadır. Bazı yöntemler ise teknik gelişmelerden dolayı şekil değiştirerek devam etmektedir.

Geleneksel Tıp Uygulamalarından Bazıları:
1. Kupa Terapisi (Hacamat/Kuru- Islak):

  • Kupa Terapisi ilginç şekilde tarih boyunca beş kıt’ada  her kültürün uyguladığı tek bir ortak tedavi yöntemidir. Bitkilerin coğrafi durumlara göre değişiklik gösterdiği görülür ancak Güney Amerika’dan Uzak Doğuya, Afrika’dan Avrupa’ya her yerde Kupa Terapisi uygulamasına rastlamak mümkündür. Bu anlamda Kupa Terapisi insanlığın ortak paydasıdır.
  • Hakkında yüzlerce çağdaş araştırma bulunuyor.
  • Herhangi bir yan etkisi tespit edilemedi.
  • Geleneksel tıbbın günümüz tıbbı içinde yıldızı yükselen bir tedavi yöntemidir.
  • Çok çeşitli hastalıklarda kullanılan geniş etki alanına sahiptir.

2. Hirudoterapi/ Sülük Tedavisi:

  • Mikro cerrahide; kopan uzuvların dikilmesi, yara bakımı, kan dolaşımı sağlanması gibi müdahalelerde ve ameliyat sonrası uygulanan bir yöntemdir.
  • Psikolojik etkileri mevcuttur
  • 60 farklı protein içeren sindirim enzimi salgılayan sülüklerin modern tıpta çeşitli ilaçların yapımında kullanıldığı bilinmektedir. Bu maddelerden biri olan “Hirudin” enzimi yakın bir zamana kadar kan sulandırıcı olarak kullanılıyordu. Ancak bugün yerini Gen teknolojisi ile üretilen rekombinant hirudine (Lepirudin) bırakmıştır.

3. Cerrahi Müdahaleler:

  • Geleneksel tıp hekimlerince tasarlanan cerrahi aletler günümüzde çağdaş cerrahi tarafından da kullanılmaktadır.
  • Geleneksel tıp hekimlerince şaşırtıcı derecede başarılı cerrahi müdahaleler gerçekleşmekteydi. Örneğin 15.yy’ın önemli hekimlerinden Sabuncuoğlu Şerafettin Pnömotoraks’ın (Akciğer Sönmesi) tedavisini kupa terapisinin de dahil edildiği cerrahi müdahaleyle sağlamıştır. [ii]

4. Perhiz/Oruçla Tedavi

  • Günümüzde beslenme ve diyetin önemi ön plana çıkmaktadır. Geleneksel Tıp’ta ise perhiz, sağlığı korumada ve hastalıkların tedavisinde en önemli ikinci etkendir. (Birinci etken Hava’dır.)
  • Geleneksel Tıp hekimleri perhiz programını mizaca uygun olarak düzenlerlerdi. Kan grubu diyeti, mizaca uygun beslenmenin çağdaş yorumudur.
  • Açlık Tedavisi: Vücudun öz iyileşme gücünün ortaya çıkabilmesi, sindirim ve boşaltım gibi sistemlere enerji harcanmaması için belirli aralıklarla gıda alımı kesilir. Çoğu zaman sadece su ile bazen de taze meyve ve sebze suları ile oruç / açlık yapılır. Hipokrat, İbn Sina ve sonrasında Osmanlı Hekimleri hastalıklardan kurtulmak için öz iyileşme gücünün (bağışıklığın) serbest bırakılmasını savunurlar. Çağdaş araştırmalar açlık tedavisinin kronik, inatçı ve zorlu hastalıklar da dahil psikolojik ve psikosomatik hastalıklarda olumlu sonuçlar verdiğini bildirmiştir. [iii]

5. Hareket tedavisi (Egzersiz ve Spor)

  • Bazı hastalıklar için dinlenmek iyileştirici iken, bazı hastalıkların iyileştirilmesinde ise spor ve hareket tavsiye edilir.
  • At, binicilik, ok atma, yüzme gibi vücudun tamamının kullanıldığı sporlar üne çıkmaktadır.
  • Spor iştahı kuvvetlendirir ve neşe verir. Ancak spor aç karnına, hazım bittikten sonra yapılır.
  • Hafif terleme meydana gelince sporu bırakmak tavsiye edilir.

6. Balneoterapi/Hidroterapi

  • Geleneksel Tıp hekimleri hamam, kaplıca, ılıca ve içmeleri hastalık tedavilerinde etkin şekilde kullanırlardı. [iv]

7. Biyoterapi

  • İyileşmeyen yaralarda Maggot terapi (kurtçuk tedavisi); omurilik hastalıklarında Hippoterapi (atla tedavi); sinir sistemi hastalıklarında Apiterapi (arıyla tedavi), cilt hastalıklarında kullanılan İhtioterapi (balıkla tedavi) günümüzde uygulaması ve araştırmaları devam eden geleneksel tıp yöntemlerindendir.

8. Beden Temizlikleri / Arınma

  • Geleneksel Tedavi usullerinde temizlik içten dışa doğru gerçekleşir. Vücuttan atılan her şey vücut için sağaltıcıdır. Her organın müshili vardır. Bunu sağlamak için bitkiler, lavman ile bağırsak temizliği ve kusma yöntemleri kullanılır.
  • Osmanlı Hekimleri beden temizliğinde önemli hususlara riayet ederdi.

i. Vücuda zarar veren maddenin bilinmesi
ii. Bu maddenin atılması gereken miktarının bilinmesi
iii. Uygun yöntemlerle çıkartılması
iv. Fazlalık olan maddenin doğru zamanda çıkartılması

Beden temizliğinde özellikle lavmanın üzerinde durulur. İbni Sina “Can bağırsaktadır” derken Hipokrat “Bütün hastalıklar bağırsakta başlar” der. Nobel ödüllü Mikrobiyolog İlya Meçnikov bunun önemini “Ölüm bağırsakta başlar” sözüyle özetler.

Osmanlı Hekimine göre Beden Temizliği;

Zahmet neden görürse, çıkan ol ola,
Ol çıkan nesne, gereği kadar gide,
Çıkacak nesneyi adet nice ise ol adetçe çıkara
Pişmeden maddeyi yerinden koparmak istemeye

9. Rukye-Ruhsal Tedavi

  • Psikosomatik ve psikolojik hastalıklarda dua, ibadet ve meditasyonun iyileştirici etki gösterdiğine inanılır. Günümüzde birçok modern hastanede iyileşmeye yardımcı olması amacı ile din görevlileri bulundurulur. Bazı kanser vak’alarının “inanç tedavisi” ile iyileştirildiği rapor edilmiştir. [v] [vi]
  • Beden ve ruh ayrı düşünülmez; ruh ve beden bütüncül şekilde değerlendirilir. Bedende olan ruhu, ruhta olan bedeni etkiler. Tedavide de hastalıkta da böyledir

10. Aromaterapi:

  • Maddeler içinde nüfuz etme gücünün en yüksek olduğu haldir.
  • Maddenin en latif halidir. Bu yönleriyle tüm organları katı ilaçlardan daha hızlı etkiler. Özellikle gül, ıtır, günlük kokuları kullanılmıştır.

11. Sesle Tedavi:

  • Ruhsal tedavilere ek olarak kullanılırdı. Kur’an okuma, su sesi, doğa sesleri, su sesi ve müzik aletleri kullanılır. Türkiye’de psikiyatrinin kurucusu Prof. Dr. Mazhar Osman’ın klinikte bu tedavilere başvurduğu bilinmektedir.

12. Fitoterapi (Bitkilerle Tedavi):

  • Geleneksel Tıp tedaviler arasında en yaygın ve meşhurudur. Bitkiler mizaçlara göre kullanılır. Ancak tedavide karışık bitkisel ilaçlara geçmek tercih edilmez. Bunun yerine önce zararlılar terk edilir, gıda terk edilir veya azaltılır, sonra besleyici gıdalar mizaca göre kullanılır. Eğer cevap alınmazsa ‘ilaç gıdalar’ kullanılır. Bunlar basit ilaçlardır; karışım değildir. Bunların da yetmeyeceği durumlarda ‘deva gıdalar’ kullanılırdı. Bunların da etki etmeyeceği düşünülen durumlarda ise ‘akrabazin’ denen karışık ilaçlar kullanılırdı.

Kaynakça:

[i] Hakim Muniiddin Chishti, The Handbook of Traditional Healers

[ii] http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC2676596/?tool=pubmed

[iii] http://www.jsnm.org/files/paper/anm/ams203/ANM20-3-07.pdf

[iv] http://tipbilimleri.turkiyeklinikleri.com/abstract-tr_52469.html

[v] http://www.ntvmsnbc.com/id/25128545/

[vi] http://www.sciencedaily.com/releases/2012/08/120820132332.htm

1. kısımda: Geleneksel Tıp: Tüm Zamanların En İyisi (Geleneskel Tıbbın Temelleri, Unsurlar, Hıltlar, Mizaçlar)

2. kısında: Geleneksel Tıbbın Merkezinde Sağlık Vardır

0 Users (0 votes)
What people say... Leave your rating
Sort by:

Be the first to leave a review.

User Avatar
Verified
{{{ review.rating_title }}}
{{{review.rating_comment | nl2br}}}

Show more
{{ pageNumber+1 }}
Leave your rating

Your browser does not support images upload. Please choose a modern one

Continue Reading
You may also like...
Click to comment

You must be logged in to post a comment Login

Leave a Reply

More in Featured

To Top